Topuk Ağrısı Neden Olur?

Topuk ağrıları genç/yaşlı, erkek/kadın herkesin hayatının bir döneminde yaşayabileceği bir rahatsızlıktır.  Topuk veya ayak tabanındaki bazı hastalıklar buna neden olabileceği gibi, romatizmalar gibi sistemik hastalıklar da bu ağrıların nedeni olabilir. Tedavileri birbirinden farklı olduğu için tanının doğru konulması oldukça önem taşımaktadır. Tanı koymada ağrının başlangıcı, yayılımı, hangi durumlarda artıp hangi durumlarda azaldığı önemlidir. Muayene sonrası tanıyı kesinleştirmek için bazen grafi (röntgen), MR, kan tahlilleri istenebilir.

Topuk ve ayak tabanı ağrıları neden olur?

Topuk Dikeni

Akla ilk gelen ve en sık karşılaştığımız hastalıktır. Hastalar genellikle 40 yaşın üzerindedirler. Topuk kemiğinde (kalkaneus) gelişen, sivri ve etrafındaki yumuşak dokulara baskı yapan kemik çıkıntılarıdır. Röntgen ile kolaylıkla tespit edilebilir. Ağrı topuktan başlayıp, ayak tabanına doğru yayılabilir. Sabah ilk kalktığınızda ağrı fazladır, zamanla kısmen azalsa da gün içerisinde ayakta durmakla ve yürümekle artabilir. Sabah ağrısı nednei ile akla romatizmal hastalıkları getirebilir. Ancak topuk dikeninde şişlik, kızarıklık, eklem çevresinde ısı artışı olmaz. Dışarıdan da cilt üzerinden bir lezyon yoktur fakat bastırmakla topuk üzerinde ağrı artar.

Topuk dikenin yaş ile birlikte daha da sıklaştığını biliyoruz. Bununla birlikte, kadın cinsiyet, obezite, romatizmal diğer hastalıkların olması ve diyabet risk faktörleri olarak söylenebilir. Uzun süre ayakta durma, uygunsuz ayakkabılar da binen yükü artırdığı için ağrının şiddetini artırır.

Tanı hastanın şikayetleri, fizik muayene ve grafide topuk dikenin görülmesi ile konur. Grafide görülen topuk dikenleri her zaman ağrı yapmaz. Küçük bir topuk dikeni şiddetli ağrı yapabilirken, büyük bir topuk dikeni tamamen ağrısız seyredebilir.  Topuğa yük bindiren herhangi bir durumda şikâyetler ortaya çıkabilir. Bu şikayetler birkaç haftada kendiliğinden geçebileceği gibi, yıllarca da sürebilir.

Plantar Fasit

Topuktan ayak parmaklarına kadar uzanan bir bağ dokusudur. Ayak arkını destekleyen bu yapının gerilmesi, yük binmesi veya zorlanması sonucu ödem oluşmasıdır. en sık topuğa yapışma yerinde olmakla birlikte ayak tarak kemikleri boyunca oluşabilir. Ağrısı topuk dikeni ağrısı ile benzerdir ancak grafilerde kemik çıkıntı görülmez. Düz tabanlık, uzun süre ayakta durma, uygunsuz ayakkabı ve obezite en sık risk faktörleri arasında durur.

Sinir Sıkışmaları

Ayak bileği etrafından ayak tabanına uzanan sinirlerin sıkışması sonucu topuk ve ayak tabanında ağrı, uyuşma, karıncalanma ile kendini gösterir. Ağrı ile birlikte uyuşmanın varlığı, ağrının zonklayıcı tarzda olması sinir sıkışmasını düşündürür. En sık nedenler ayağa gelen travmalardır. Diyabet hastaları bu konuda daha duyarlıdır.

Romatizmal Hastalıklar

Romatizmal hastalıkar her eklemi etkileyebilir. Topuk ağrısı şeklinde başlayan bazı romatizmal hastalıklar vardır. Spondiloartropati denilen ve genç yaş grubunu etkileyen romatizmal hastalıklarda özellikle sabahları olan topuk ağrısı hastalığın ilk belirtisi olabilir. Romatizmal hastalıklarda ağrı genellikle iki taraflıdır ve beraberinde sistemik başka şikayetler de olabilir. Eklemlerde şişlik veya kızarıklık eşlik ediyorsa romatizmal hastalıklar akılda tutulmalıdır.

Bel Fıtığı

Bel fıtıkları ilk bulgu olarak olmasa da topuk ve ayak tabanı ağrısı yapabilirler.

Risk Faktörleri

  • Obezite
  • Uzun süre ayakta durma
  • Uygunsuz ayakkabı
  • Ayak travmaları
  • Diyabet
  • Genetik faktörler
  • Düz tabanlık

Beldeki sinir baskılarına bağlı olarak zonklama, uyuşma, karıncalanma tarzı ağrı beklenir ve çoğunlukla bel ağrısı ile beraberdir.

Düz Tabanlık (Pes Planus)

Ayak arkının bozullması sonucu ayak tabanındaki yük dağılımının bozulması ile ağrı oluşturur. Çocukluk ve erken gençlik döneminde daha belirgindir. Ağrı ve yürüme bozukluğuna neden olabilir. Toplumda oldukça sık görülmesine rağmen tüm hastalarda şikayetler oluşmayabilir.

Tedavi Yöntemleri

Topuk dikeni tedavisinde topuk dikenini yok etmek değil, ağrıyı gidermek hedeflenir. Ağrısız topuk dikenlerine herhangi bir müdahale önerilmez ve koruyucu önlemler yeterlidir. Öncelikli olarak ayağa yük bindiren durumlardan kaçınmak gerekir. Kilo kontrolü, uzun süre ayakta durmaktan sakınmak, uygun ayakkabı ve tabanlık kullanımı ilk basamak tedavilerdir. Şikayetleri devam eden hastalarda ESWT tedavisi uygulanır.

ESWT (Extracorporeal Shock Wave Therapy – Şok Dalga Tedavisi)

ESWT hasarlı dokuya yüksek basınçlı ses dalgaları göndererek dokunun iyileşmesini ve ağrının giderilmesini sağlayan bir tedavi yöntemidir. Uygulanan bölgede kan akımını arttırarak, dokuda iyileşme cevabını uyarır. Haftada bir, ağrı durumuna göre 3 yada 5 seans önerilen ESWT tedavisi oldukça iyi sonuçlar sağlamaktadır.

Fizik Tedavi Yöntemleri

Fizik tedavi seanslarında uygulanan soğuk/sıcak uygulamaları, lazer, ultrason gibi yöntemlerle ağrı azaltılmaya ve oluşan inflamasyon baskılanmaya çalışılır.

Egzersiz Tedavileri:Aşil ve plantar fasya germe, güçlendirme egzersizleri, denge ve propriosepsiyon egzersizleri önerilir. Kilo kontrolü amacıyla aerobik egzersizler de mutlaka tedaviye eklenmelidir.

Tabanlık Kullanımı: Kişiye özel, ayak arkını ve topuğu destekleyen tabanlıklar önerilir. Gün içerisinde maksimum sürede kullanması faydalı olacaktır. Çocukluk çağındaki hastalar için 6 ayda bir tabanlık değiştirilmesi önerilir.

Enjeksiyonlar (iğne tedavisi): Bir çok farklı enjeksiyon tedavi yöntemi vardır. Hastalığa, ağrının dağılımına, hastanın yaşı ve eşlik eden diğer rahatsızlıklarına göre en uygun olan tedavi seçilir. PRP, steroid (kortizon), ozon tedavisi en sık uygulanan yöntemlerdir.

Prof. Dr. Mehmet Ağırman

Prof. Dr. Mehmet Ağırman

Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı, Ağrı Tedavisi, Rehabilitasyon Uygulamaları